Girişimcilik Ekosistemi ve Finansın Önemi

Küresel Girişimcilik Monitörü’nün 2013 yılı sonuçlarına göre hazırlanan endekse göre, Türkiye’de potansiyel girişimcilerin oranı yaklaşık % 32, yani gelişmekte olan (% 29) ve gelişmiş ülkelerdeki (% 14) oranlarının üzerinde olup ülkemizde önümüzdeki yıllarda girişimcilik potansiyelinin artacağı beklenmektedir. Ancak girişimci fikirlerinin hayata geçmesi düşük oranda kalmakta ve Türkiye girişimcilik ekosisteminin gelişimi farklı gruplar tarafından uluslararası organizasyonlar, programlar ve eğitimler ile desteklenmeye çalışılmaktadır.

Girişimci olabilmek için öncelikle “fikrinizin” ve “cesaretinizin” olması gerekiyor. Bu fikrinizi hayata geçirmeniz için, sonuçlarının doğru analiz edilebildiği bir pazar araştırması çok önemli. Pazar araştırması sonuçlarına göre hayata geçireceğiniz işiniz için, iş planı oluşturmanız, yatırım hedeflerinizi de içeren taslak bütçe ve finansman planınızın oluşması şart. Bundan sonraki adımlar ise; iş planını uygulamaya geçirecek ekibin kurulması ve bilinirliğinizi arttıracak pazarlama stratejisinin oluşturulmasıdır.

Girişimci şirketlerin Türkiye’de düzenlenen uluslararası organizasyonları takip etmeleri, network kurmaları ve dikkat çeken sunumlar ile bu platformlara katılmaları; dünyanın birçok ülkesindeki yatırımcı ve fon yöneticilerine, ulusal ve uluslararası ortak ve yöneticilere ulaşmalarını sağlamaktadır. Bunun sonucu olarak; dünyadaki gelişen piyasa koşullarını, teknolojik gelişmeleri, kendi alanlarındaki uluslararası rekabet şartlarını, hangi pazarlama ve farklılaşma stratejilerinin uygulanması gerektiğini ve finans yönetiminde dikkate almaları gereken modellemeleri öğrenmeleri, Türk firmalarına büyümeleri yönünde ciddi avantajlar sunmaktır.

Girişimciliğin önünü açan ve büyümelerine yardımcı olan faktörler içinde, fon bulma ve başarılı bir finans yönetimi ilk sıralarda yer almaktadır. Bu nedenle hangi sektörde faaliyette olunursa olunsun, icra edilen meslek ne olursa olsun, öncelikle finans ve maliyet yönetiminde bilgileri en üst düzeye taşımak, yani öncelikle girişimcinin “kendisine” yatırım yapması önem kazanmaktadır.

Karlılık hedeflerinin yanı sıra; nakit akışı yönetebilmek ve düzenli olarak gerçekleşmeleri izleyerek aksiyon almak, girişimciyi farklı kılar. Girişimcinin nakit yönetimine hakim olması ile, ihtiyacı olan fon tutarını doğru tespit etmesi ve kaynak temininde avantajlı duruma geçmesini sağlar.

Girişimcinin finans yönetiminde sıkı bir disiplin sağlayabilmesi için, öncelikle bütçe ile yönetim anlayışını benimsemesi ve şirket stratejileri ile bütçesinin uyumlu olması grekmektedir. Maliyetleri kontrol altında tutmak ise, finans yönetiminde disiplin ve başarı sağlayabilmenin ikinci önemli adımdır.

Girişimciler fikir aşamasından başlamak üzere, iş planındaki maliyetlerine hakim olup onları düşürebildikleri ölçüde; uluslararası fon bulmak, stratejik ortaklık yapmak ve kurumsallaşarak performanslarını artırma konusundaki hedeflerine çok daha hızlı ulaşabileceklerdir.

Hatice Dabak