Herkese Aynı Elbise Olmaz

Günümüzde sizlerin de bildiğiniz gibi, kurumların İnsan Kaynakları birimleri, departmanları ya da bölümleri işe alımlarda önce mülakat yaparak adayla yüzyüze bir görüşme yaparlar. Aday, başvuru yaptığı pozisyona uygun mu? Pozisyonun beklentileri ile adayın nitelikleri örtüşüyor mu? Aday bu pozisyonda mutlu ve verimli çalışabilecek mi? Bu sorular elbette çoğaltılabilir.
Artık İK’nın bakış açısını daha bir gerçekçi kılacak daha da sağlamlaştıracak testler var ve bu testlerle mülakat sonuçları birleşince aday ile ilgili çarpıcı bir dosya oluşabiliyor. Çeşitli kişilik testleri yapılmakta İK tarafından.. Bu testler kişinin davranışsal boyutunu ortaya çıkarabilecek ve kişilik özelliklerini ortaya koyabilecek şekilde düzenlendiğinden adayın yerleştirileceği pozisyona uygun olup olmadığı ile ilgili değerli bilgiler vermektedir. Gerçekten aday bu pozisyonda verimli, mutlu çalışabilecek midir?
Testlerle ilgili bir dönem okuduğum kitaplardan bir tanesi kişileri renklere göre ayıran ve her bir rengin özelliklerine göre insanı tanıtan bir kitaptı. Yine katılmış olduğum bir eğitimde renklerle ilgili bir kişilik testi yapıldığında çıkan sonuçların insanları ne kadar şaşırttığı ilgimi çekmişti. Çıkan sonuçlar, kırmızı renkte olan birisi dışadönük, lider özelliklerine sahip olabildiği gibi, mavi renge sahip olanların ise içe dönük analizci bir kişilik yapısına sahip olabilecekleri yönündeydi.
Adaylar hakkında ortaya çıkan bu sonuçlar İK’nın önüne ciddi bir yol haritası koymaktadır. İçedönük bir adayı asla satış bölümüne yerleştiremeyeceğiniz gibi…
Önemli olan mülakat ve test sonuçlarının, uzman kişiler tarafından sağlıklı bir şekilde okunması, değerlendirmenin yapılması.ve raporlanmasıdır.
Çünkü çıkan sonuçlardan yararlanarak işe başlatılan adaylar, kurumlara uzun süreli başarılar ve kalıcılık getirecektir. Özelliklerine uygun işlerde çalışan kişiler kendilerini daha iyi hissedebilecekledir. Her zaman belirttiğim gibi kendini iyi hisseden çalışan da huzurlu ve verimli çalışabilecektir.
Aksi takdirde; unutmayalım üzerimizde eğreti duran giysiler içinde ya da ayağımızı sıkan ayakkabılar içinde ne kadar iyi hissedebiliriz ki!
Mutlu çalışmalar dileğimle,
Sibel Avcıbaşı / 23.02.2015


