İş Hayatında Anne Olmanın Değeri

Çocuğumu dünyaya getirdikten altı ay sonra yedinci ayına girdiğinde iş hayatına geri döndüm. O günler çok üzülüyordum, ondan ayrılmak çok zor gelmişti.

Daha sonraları sabah önce onu okul servisine sonra ben kendi servis aracıma koşturarak günleri kovaladık. Günler günleri aylar ayları derken yılları devirdik.

Şimdi dönüp baktığımda iyi ki koşturmuşum; iyi ki çocuk ta yapmışım kariyer de diyebiliyorum gönül rahatlığı ile…

Çünkü çocuklar büyüdüklerinde, kendi ayakları üzerinde durmaya başladıklarında, işte o sabah koşturmaya başladıkları zamanların meyvelerini yiyorlar.

Planlama, organizasyon yeteneği dolayısıyla zaman yönetimini daha o yaşlardan öğreniyorlar. Kendi içsel disiplin tohumlarını o dönemde atmış oluyorlar. Eşyalarını akşamdan hazırlamayı, sabah kendi kendilerine giyinebilmeyi ve diğer ihtiyaçlarının tek başlarına üstesinden gelmeyi öğreniyorlar.

Çocuklarımızı bu koşturma içerisinde doğru yönlendirirsek, doğru öğretmenler olursak, planlamayı ve zaman kullanımını öğretebilirsek düşünün hayatlarına ne büyük katkılar sağlamış oluruz. Başarılı, motivasyonu yüksek, başkasına bağımlı olmayan ve ayakları üstünde durabilen bireyler yetiştirmiş olabiliriz.

Bu yüzden; yaşanan yoğun günler içerisinde gelecek zamanlara sağlayacağınız katkıyı düşünerek, çocuğunuza sunduğunuz rol modelin onu olumlu ya da olumsuz etkileyebileceğini aklınızdan çıkarmadan işinize devam edin. Unutmayın sadece işe giden bir anne değilsiniz aynı zamanda bir hamura da şekil verensiniz. Çocuğunuz sizi izliyor ve aslında o siz oluyor. Davranışlarınıza olumlu zihinsel tutumunuzu yansıtarak güne başlayın. Çünkü onlar da bizi örnek alıp, yoğrulup, yaşamlarına çocukluk dönemlerinin etkilerini serpiştirerek yollarına devam ediyorlar.

Sevgi dolu günler dileği ile,

Sibel Avcıbaşı / 2 Mart 2015