Kurumlarda Paradigma Değişimi

Hepimiz biliyoruz ki her insanın bir paradigması, bir bakış açısı vardır; tıpkı her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğu gibi…Ve öyle anlar gelip çatar ki “Bir ben vardır benden içeri” diyerek bir bakmışsınız değişmişsiniz, başka bir “Ben” e doğru almış başınızı gidiyorsunuzdur ve bu başkalaşım bu farklı yol sizi daha da bir olgunlaştırır, deneyimleriniz, yaşadıklarınız anlam kazanır ve içinizdeki yüksek benlik, bilgelik, filozof iyiden iyiye kendini gösterir, artık başka şeyler size kendinizi daha mutlu hissettirir.
Bir önce ki yazımda kurumların yaşayan organizmalar, yaşayan canlılar olduğunu belirtmiştim. Kurumlarda ortaya çıktıkları ilk andan ilk günden itibaren bir gelişim içerisinde olurlar hatta sağlıklı yol alırlarsa uygulamalarıyla, deneyimleriyle yol gösterici kurumlar olarak örnek bile olabilirler. Öyle ki çalışanlarıyla verimli işlere imza atıp imrenilesi işyerleri olabilirler. Yeter ki kendilerini geliştirip çağa ayak uydurabilsinler.
Paradigma aslında bakış açımızdır. İçinde değerlerimizi, inançlarımızı, duygularımızı ve beklentilerimizi barındırır. İnsanoğlu geliştikçe öğrendikçe ve daha iyi bir birey olma yolunda gelişim gösterebildikçe paradigma kayması yaşayabilir. Bakış açısını değiştirebilir, esnetebilir, bu onun tutum ve davranışlarına da yansıyabilir.
Kurumlara baktığımızda da her birinin ilkeleri, değerleri, misyonu, vizyonu vardır yani kısacası bir paradigmaya sahiptirler ve bu durum gerek global gelişmelerin gerek çalışanların ihtiyaçlarından doğan beklentilerin cevap bulması, giderilmesi amacıyla yenilenir, iyileştirilir, imaj çalışmaları yapılır,olumlu algının artık çok fazla önem kazandığı günümüzde piyasaya uygun, içinde bulunduğu sektöre uygun tazelenme çalışmaları yapılır. Örneğin çok eskilerden bir örnek vereceğim. Personel Müdürlüğü’nün adı İnsan Kaynakları Birimi olarak yenilenmiştir ki geçen gün bir dergide gördüm büyük bir kurumda Mutluluk Birimi olarak da ilaveler yapılarak insan odaklı kurumlar olduklarını gösteren işyerleri mevcuttur.
Çağa ayak uydurmak, kaliteli çalışanlar oluşturmak, verimi arttırmak ve rakip kurumları yakalamak belki de öne geçmek adına Kurumlar çalışmalar ve uygulamalar başlatabilir; değerlerini, misyon. vizyon kavramlarını yenileme gereksinimi duyabilir böylece noksan yanları giderilir ve bu çalışmalar yapılırken tüm çalışanlar işin içine katılarak Kurumun bakış açısı genişletilir, tazelenir, Paradigma artık güncellenmiştir.
Bütün bu yapılan çalışmalar, kurumun yerinde saymayarak nasıl daha iyiye giderim nasıl daha kaliteli çalışırım ve üretirim soruları için verdiği önemli yanıtlardan biridir. Tüm çalışanlarında ortak görüş ve katkıları ile artık örgüt, kurum, şirket, holding kendisini iyi hisseden bireylerle çalışmanın ve sektöründe, alanında geri kalmamanın dayanılmaz mutluluğuna erişecektir. Kurumun içindeki bilge yan ortaya çıkmaya başlamıştır ve bu durum devam edecek sürdürülebilir kalıcı başarıyı da beraberinde getirecektir.
Mutlu günler dileği ile
Sibel Avcıbaşı


