Mülakata Gelen Aday da Sizi Değerlendiriyor!

Bugüne kadar gerek okuduğum dergilerde, gerek kitaplarda gerekse katıldığım seminerlerde ve derslerde gördüğüm daha ziyade mülakata gidenin nelere dikkat etmesi gerektiği ile ilgili öneriler ve ipuçları şeklinde olmuştu.
Peki mülakata gelen aday da sizi değerlendiriyorsa!
O da sizi gözlemliyorsa ve aslında sizin bir minik hareketinizle kurumdan soğuyorsa bilin ki kurumun imajı zedelenmiştir.
Kurumun imajı ve toplumda yarattığı algı çalışanlarını da içine alan bir bütündür. Özellikle kişilerin ilk anda muhatap oldukları, ilk kez yüz yüze geldikleri ve hatta öncesinde telefonla veya elektronik posta ile iletişimin sağlandığı İnsan Kaynakları departmanı kurumun vitrin camlarından bir tanesidir. Hatta kanımca söz konusu departman kurumun tüm kültürünü gözler önüne seren mihenk taşlarından biridir.
İK’nın önemi durum böyle olunca daha bir anlam kazanmakta ve tüm İK çalışanları, tüm ekip bunun bilincinde olan, farkındalığı ve duygusal zekası yüksek çalışanlardan oluşan bir takım olmanın önemini kavramalıdırlar.
Adayların karşısında son derece profesyonel bir görüntü sergilemek zaten işin olmazsa olmazıdır. Duruşunuz, kişisel imajınız, yüz ifadeniz nazik ve hümanist yaklaşımınız gelen adayın gözünden kaçmayacak ve mülakatın daha da verimli olmasında etkili olacaktır.
Düşünün ki mülakata adayın özgeçmişini okumadan ve hakkında bilgi sahibi olmadan giriyorsanız, telefon ve maillerle durmadan konuşmayı bölüyorsanız ve tam anlamıyla adaya konsantre olamıyorsanız, bir de üstüne çok yoğun olduğunuzu ihsas ettiriyorsanız, doğal olarak etkili bir mülakat gerçekleştiremiyorsunuz demektir.
Ama unutmayın ki iş görüşmesi yapmakta o yoğunluğun içinde!
Ve o süre önceden tespit edildiği için zaman yönetiminizi başarılı yapmak da sizin elinizde.
Bu nedenle görüşeceğiniz adayların özgeçmiş dosyalarını en azından iş deneyim bilgilerini önceden bilerek görüşmeyi başlatmak, mülakatı artı olarak başlatacak ve pozitif havanın esmesine de sebep olacaktır.
Verimli ve mutlu görüşmelerinizin olması dileği ile,
Sibel Avcıbaşı


