Ruh Besleyici Şirket Olmak!

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki iş hayatında zaman zaman enerjimizin düştüğü pek çok anlar vardır. Umudumuzun yok olduğu, heyecanımızın yitirildiği, motivasyonumuzun düştüğü adeta ruhumuzun tükendiği anlar…

Filmlerini seyrettiniz mi ya da kitaplarını okudunuz mu bilemiyorum ama şu çok ünlü Harry Potter serisinde gerçek üstü dünyada yaşanılanlar ve karakterler aslında içinde bulunduğumuz yaşamdaki ortamlara ve birlikte bu hayatı yürüttüğümüz insan tiplemelerine o kadar çok ışık tutarlar ki şaşırıp kalırsınız. Bu gerçeküstü dünyada suçlu bulunan insanlar tutsak olarak gönderildikleri hapishanede gardiyanlar tarafından gözetim altında tutulurlar. Ancak gardiyanların kitaptaki ismi “Ruh Emiciler”dir. Gelen tutsakların yüzüne bakarak ruhlarını adeta içlerine çekerler. Ruh Emiciler tutsakların sevinç, hayal ve tüm umutlarını emerler ve böylece onları sadece bir bedende yaşayan ölü canlılar haline getirirler. Umudu tükenen insan da artık hiçbir şey hayal edemez, sevinemez içine çekildiği kuyuda çürüyerek yok olur gider. Motivasyon adına hiçbir şey kalmaz. Performans mı? Ölü balık haline gelmiş olan çalışandan pek de beklenecek bir şey değildir herhalde… Elbette işler yürür gider ama nereye kadar?

İşte etrafımıza baktığımızda; gerek iş gerekse özel yaşamımızda da sevincimizi damağımızda bırakan, hayallerimizi küstüren, umutlarımızı bir damla suda yok edenler hem kendilerine hem de çevresindekilere ne kadar büyük zarar verdiklerini biliyorlar mı acaba?

Oysa ki şu çetin iş hayatında ayakta kalmaya çalışan insan, bir yandan da ruh sağlığını korumak zorundadır. Mutlu hissederek çalışmak zorundadır çünkü biliyordur ki kendisini iyi hissederse verimli çalışabilecektir ve daha başarılı bir performans sergileyebilecektir. Peki bunu yöneticisi de biliyor mudur?

Uzun yıllar içinde bulunduğum çalışma hayatım bana kesin olarak şunu kanıtlamıştır; mutlu huzurlu, kendinizi iyi hissettiğiniz saygı ve sevginin harmanlanarak adeta çiçek açtığı bir ortamda çalışanlar ile huzursuz, seslerin çok yüksek çıktığı, titreyerek işlerin yapıldığı ve yürütülmeye çalışıldığı gülmeyi unutmuş çalışanların oluşturduğu birimlerde, departmanlarda, kurumlarda verimlilikten ve başarılı bir performanstan asla söz edilemez. Geçmişte, bugün ve gelecekte de…

Çünkü kurumlar, organizasyonlar yaşayan birer canlıdır, ruhları vardır, kişilikleri vardır ve bu kişilerin bu ruhların sağlıklı gelişebilmesinin en önemli besin maddelerinden bir tanesi sevgi ve saygıdır, umutlardır, hayallerdir, sevinçlerdir.

Yönetici olun, ast olun üst olun hepimiz bir takımın oyuncularıyız ve birbirimizi tamamlarız ve her şeyden önce insanız.

EXECUTAS İnsan Kaynakları Danışmanlık Şirketinde çalışmayı, bu ortamı ve bu kişiliği bulduğum için seçtim.

Sibel AVCIBAŞI